Caferi: Irk Ayrımcılığı, İnsan Haklarını Olumsuz Etkileyen Küresel Bir Beladır

NEW YORK – Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Durban Bildirgesi ve Irkçılık, Irk Ayrımcılığı, Yabancı Düşmanlığı ve Diğer İlgili Hoşgörüsüzlük Türlerine İlişkin Eylem Programı’nın kabul edilmesinin yirminci yıldönümünü anmak için üst düzey bir toplantı düzenledi.

Genel Kurulun 76. oturumunda kurul Başkanı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri ve Güney Afrika Devlet Başkanı, Bildirge’nin ve çalışma programının önemini vurgulayan açıklamalarda bulundular.

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakan Yardımcısı Dr. Beşar El Caferi, Suriye Arap Cumhuriyeti’nin;  Suriye heyetinin dünya çapında ayrımcılık ve hoşgörüsüzlüğün kurbanı olan milyonlarca insanın hayatını iyileştirme mücadelesinde öne çıkan bir olay olan bu uluslararası konferansın toplanmasını memnuniyetle karşıladığını teyit etti.

El Caferi, 2001 yılından bu yana ilerleme kaydedilmesine rağmen, Bildirge’nin ve tüm tezahürleriyle ırkçılıkla mücadele etmek için geniş kapsamlı önlemleri içeren Eylem Programının kararlı bir şekilde uygulanması için gerçek siyasi iradeye devam eden bir ihtiyaç olduğunu açıkladı.

El Caferi, son dönemde bazı ülkelerde popülist milliyetçi söylemlerin ve aşırılıkçı ırksal üstünlük ideolojilerinin yoğunluğunda istikrarlı bir artışa tanık olduğuna dikkat çekti.

El Caferi, “Suriye karşıtı politikalarının devamı bağlamında, iktidardaki Türk partisi, kendisini destekleyen bir grup Türk siyasi partisi ve bazı Batı ülkelerindeki diğerleri ile birlikte birkaç yıldır Suriyeli mültecilere karşı düşmanlık duygularını besledi” dedi.

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakan Yardımcısı, halkların kendi kaderini tayin etme hakkının gerçekleşmesinin önündeki engellerin, özellikle de sömürge egemenliğine tabi halkların sosyal ve ekonomik kalkınmaları üzerinde olumsuz etkileri olan engellerin kaldırılmasının önemini vurguladı.

El Caferi, bu bağlamda İsrail işgal güçlerinin işgal altındaki Suriye Golan’daki Suriye vatandaşlarına yönelik kendi kaderlerini tayin hakkını ve tüm meşru haklarını ihlal ederek ırkçı ve ayrımcı politikalarına devam ettiğine dikkat çekti.

El Caferi: “Irkçılık, ırk ayrımcılığı, yabancı düşmanlığı ve ilgili hoşgörüsüzlük, insan haklarından yararlanmayı derinden olumsuz etkileyen ve uluslararası toplumun birleşik ve kapsamlı bir yanıtını gerektiren ciddi bir küresel belayı temsil etmektedir.” diyerek, Suriye’nin bu belayı ortadan kaldırmak için verilmesi gereken her türlü çabayı göstermeye kararlı olduğunu vurguladı.

Check Also

Deyrezzor Kırsalında, DSG Milislerinin Kurşunlarıyla 1 Sivil Şehit Düştü

DEREZZOR – Amerikan işgal güçlerine ait uçakların desteğiyle “DSG” milis grupları, Deyrezzor kırsalının  kuzeydoğusunda yer …