İskenderun Sancağı’nın (Liva İskenderun) Koparılmasının 81. Yıldönümünde.. Suriyelilerin Topraklarındaki Hakları Zaman Aşımına Uğrayamaz

ŞAM – İskenderun Sancağı’nın anavatan Suriye’den koparılması suçu üzerinden 81 yıl geçmesine rağmen söz konusu Sancağın koparılmasının meş’um (karanlık) yıldönümü yarına denk gelirken, zaman ne kadar uzarsa uzasın her karış topraklarını geri almadaki haklarına bağlı olan Suriyelilerin vicdanlarındadır unutulmayacaktır.

1939’da İskenderun Sancağı’nın koparılması ve kaynaklarını yağmalama komplosu, o dönemde Türkiye ile Fransız ve İngiliz işgalleri arasında yapılan üçlü anlaşmaya göre gerçeklerin ve belgelerin tahrif edilmesinin ardından gerçekleşti. Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki mevcut Türk rejiminin terör örgütlerine verdiği destek ve Suriye topraklarına yönelik saldırganlığıyla aynı senaryoyu yeniden çizme girişimleri ile bu komplonun bölümleri hala net bir şekilde zihnlerde yer alıyor.

Bu meş’um üçlü anlaşma Türkiye’nin II.Dünya Harbi’nde müttefiklerin yanında yer alması karşılığında bir tür rüşvet olarak yapıldı. Öyle ki Ankara, 1 Eylül 1939’da savaşın patlak vermesinden, Avrupa’daki statükodan ve Müttefiklerin onlara katılma ya da tarafsız kalma ihtiyacından yararlanırken, 20 Temmuz 1936’da yapılan Montrö Antlaşması’ndan sonra, savaş zamanında boğazların kontrolünü ele geçirdi ve Sancağın nihai bir şekilde koparıldığını ilan etti. Ancak, Sancağın koparılması Milletler Cemiyeti veya halefi olan Birleşmiş Milletler tarafından tanınmadı, bu da uluslararası bakış açısına göre Sancağın Suriye toprağı olarak kalacağı anlamına geliyor.

İskenderun Sancağı’nı koparma suçu üzerinden seksen yıl geçti. Bu suçun failleri zaman aşımına uğrayacağına güveniyorlardı; bu, suçluların Sancak’tan ayrılma sürecini, alanı 4.500 kilometrekareyi aşan bir alana yayılan ve çoğu sakinlerinin Suriyeli Arap olan bir milyondan fazla insanın yaşadığı köylerini işgal politikalarını pekiştirmek için çalıştıkları zamanaşımı süresinin aynısıdır. Arap kimliğini ve aynı zamanda Suriyeliliğini kanıtlayan köylerin isimlerini ve demografik karakterlerini değiştirme politikasından başlayarak Sancağın koparıldığı aşamada Milletler Cemiyeti’nin uluslararası bir örgüt olarak kurduğu sisteme aykırı olarak Suriyelilerin yerlerinden edilmeleri, bu kimliğin tahrif edilmesi, Arapça eğitimin kaldırılması, buradaki tüm devlet işlemlerinin iptal edilmesi ve Türk lirasının resmi para birimi olarak benimsenmesi eylemleri de zamanaşımına uğratamaz.

Sancağı koprma suçunun üzerinden 81 yıl geçmesine rağmen, Erdoğan’ın kuzey Suriye’de terör örgütlerini desteklemek ve onun yayılmacı hırs ve yanılsamalarına ulaşarak feshedilmiş Osmanlı İmparatorluğu’nu canlandırmak için önderlik ettiği Türk saldırganlığıyla daha fazla Suriye toprağı çalma ve Suriye halkının yeteneklerini talan etme planları hala devam etmekte ve tekrarlanmaktadır, lakin vatan haklarının zamanaşımına uğraması mümkün olmamakla birlikte ne kadar sürerse sürsün hak bir gün sahiplerine iade edilecektir.

Check Also

Suriye ve Rusya: Suriyeli Mültecilerin Kurtarılmış Köy Ve Şehirlerine Dönüşlerini Güvence Altına Almak Için Çabalar Sürdüryor… Terörü Destekleyen Ülkeler, Suriye’ye Karşı Savaşı Uzatmaya Çalışıyor

ŞAM – Bugün Şam’da düzenlenen Suriye-Rusya ortak basın toplantısına katılanlar, her iki tarafın Suriye’de terörizmden …