Temmuz 24, 2010
LAZKİYE – Genelde Suriye özelde de Lazkiye’deki doğal ve insani miras, dünyanın dört bir yanından turistleri çeken, köklü bir uygarlığı temsil ediyor. Bu miras aynı zamanda, geleneksel yerli turizm uygulamaları ve turistik kalkınma sürecinin önemli bir yönünü oluşturuyor.
Lazkiye ili, Suriye’deki, kültürel zenginlik ve tarihi çeşitliliğin küçültülmüş bir panoramasını oluşturuyor. Lazkiye’de, tarihin başlangıcından itibaren Suriye insanının mesken edindiği pek çok arkeolojik alan örneği bulunuyor. Bu örnekler; tarihi belgelerin de belirttiği gibi, eski doğu alanlarından başlayarak klasik, Arap ve İslam dönemlerini tek tek aşarak farklı çağ ve dönemlerin hikayesini anlatmakta.
Lazkiye Arkeoloji Dairesi Başkanı Cemal Haydar; kültür turizminin, Suriye turizminin temel taşını oluşturduğunu, bu turizmin gerektirdiği unsurların, Suriye illerinde bulunan arkeolojik eserler ve tarihi kanıtlarda var olduğunu ifade ederek bu eserlere gösterilen ilginin, ekonomik getiriyi arttırdığına işaret etti.
İnsanın milyonlarca yıl önce yerleştiği Sit Merho arkeolojik alanında olduğu gibi bütün çağlara tanıklık eden ve binlerce yıla dayanan Lazkiye’deki arkeolojik eserlerin, Suriye’deki zengin tarih görüntüsünün küçük bir panoramasını yansıttığını söyleyen Haydar; bu alanın, Modern Taş Devrinden başlayıp, Ugarit uygarlığına kadar uzanan beş ayrı uygarlığın izlerini taşıdığını bildirdi.
Arkeoloji Dairesi Başkanı, çok sayıda yerli ve yabancı turistin ildeki, Ugarit, Selahattin Kalesi, el-Mehalibe Kalesi, Helenistik Kale, Bahus Sütunları, Büyük Kemer, Lazkiye Limanı, Ceble Amfi Tiyatrosu ve Ulusal Müze gibi değişik arkeolojik alan ve eserlerin yanı sıra, cami, kilise, manastır, saray, mezarlıklar ve çarşılara ilgi gösterdiklerini belirtti.
Turizmin genel durumuna da değinen Arkeoloji Müdürü Haydar; turizmin varlıklı insanlarla sınırlı kalmayarak halkçı ve kitlesel bir özellik kazanmaya başladığına dikkat çekerek bu nedenle müdürlüğün kültür turizmi etkinliklerine ağırlık verdiğini dile getirdi.
Manevi mirasın turizm uygulamalarının önemli bir yönünü teşkil ettiğinin altını çizen Haydar, yerli ve yabancı turistin, el sanatları, geleneksel yerli mutfak, folklorik kıyafetler, tarihi binalarda yada yerli halkın evlerinde yerleşme gibi ilgi alanlarının değerlendirildiğine işaret ederken bu tip turizmin son yıllarda ekonomiyi canlandırdığını kaydetti.
Arkeoloji Müdürü Haydar’a göre; müdürlük, turistlerin sürekli uğradıkları arkeolojik ve tarihi yerleri sürekli geliştirmeye çalışıyor.
İstatistikler ve yıllık rakamlar; bu yerleri ziyaret edenlerin sayısında, özellikle Sonbahar ve İlkbaharda bir artış kaydedildiğine işaret ediyor.
Lazkiye Turizm Müdürü Faiz Adra, Lazkiye’de kültür turizmini destekleme ve teşvik etme yönünde pek çok icraatın alındığını bildirirken “ bu icraatların en önemlisi, 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlıkları arasında imzalanan anlaşmadır. Bu anlaşma, Ugarit Antik Kenti ve Selahattin Kalesini kapsarken, bu yerlerin korunması ve çok sayıda ziyaretçiyi kabul edebilmek amacıyla, uygun koşulların yaratılmasını öngördü” dedi.
Turizm Bakanlığının, bu alanları tanıtmaya çalıştığına işaret eden Adra, Lazkiye’deki arkeolojik alanları tanıtma yönünde, turistik özellik taşıyan periyodik festival ve kültür etkinliklerinin düzenlenmesine özen gösterildiğini söyledi.