Mart 12, 2010
Şam-SANA 3. Reel Sinema Günleri dün etkinliklerini Hollandalı Yönetmen Boris Reggei’nin filmiyle noktalıyor. Bununla birlikte bugün “Seyirci” ödülü ve “Dox Box Görüntü” ödülünü kazanan filmler de açıklanacak .
Şam’daki Kindi ve Hamra sinemaları, Homs ve Tartus’taki Kindi sineması 10 gün boyunca Reel Sinema Günlerinin, 43 film gösterimini içeren etkinliklerine tanık oldu. Üç kentin sinema gişelerinden alınan bilgilere göre bu dönemde geçen döneme oranla seyirci sayısında %40’a varan bir artış oldu.
Seyirci ödülü için 16 film yarışırken, Suriyeliler 10 gün süresince film yapımcılarıyla seyircilerin diyaloglarına tanık olan sinema salonlarına akın etti.
Öte yandan Sinema Günleri kapsamında kurulan eğitim kampında eğitim gören 28 genç sinemacı eğitim oturumlarını bitirdi. Eğitim oturumlarını Arap ve yabancı yönetmen ve eğitmenler yönetirken, aralarında Amerikalı yönetmenler Chris Hiagdis ve D.A. Binibikr’in yanı sıra Arap alemini ilk kez ziyaret eden Şilili yönetmen Patricio Guzman yer aldı.
3. Reel Sinema Günleri, film gösterimi ve eğitim kampına paralel olarak Suriye Belgesel Filminin dağıtımını yerel alandan daha geniş olan uluslararası alana çıkarma çabasıyla Arap ve dünya televizyon, ödül ve festivallerinden temsilcilerin katıldığı Dağıtım Forumu düzenlendi.
Bu arada Suriye’den Sesler Özel Ödülü en iyi 2010 yılı Suriye Belgesel filmine verilecek. Ödül Suriyeli yönetmen Hatim Ali’nin yönetimindeki “Suvar Sinema ve Televizyon Yapım Şirketi’nin” desteği ile veriliyor.
Suriye’den Sesler Film Gösterisi,Nidal Dibs’in “Siyah Taş”, Samir Berkavi ve Adnan Avda’nın “Kadın Sözleri”, Nidal Hasan’ın “Granit Dağları” Liyna el-Abd ‘ın “Nur el-Huda” ve Ammar el-Beyk’in “Samiye” filmlerinden oluşuyor.
“Granit Dağları” ve “Samiye” Filmleri İnsanların Taşlarla İlişkisini Anlatıyor
Suriyeli Yönetmen Nidal Hasan’ın “Granit Dağları” ve Ammar el-Beyk’in “Samiye” filmleri Suriye’den Sesler gösterisinde yer alırken özel ödül için yarışacak.
Bu iki film, insanların taşlarla ilişkisini, film kahramanlarının taşlara farklı bakış açısı aracılığıyla, doğada yer alan estetik unsurlardan biri olması itibariyle sanatsal niteliği yada işgal altındaki bir vatanı simgelemesi açısından ulusal bir değer olarak ele alıyor.
“Granit Dağları” doğuştan sanatçı olan Ebu Bayram’ın işinden ayrılarak köyünün civarındaki bir bölgeden taş ve kayaları, doğayı bütün sanatların anası olarak kabul eden bir bakış açısıyla toplamasını anlatıyor.
Yönetmen kamerasıyla doğuştan sanatçı olan bu adamın sert taşlara benzeyen yüz çizgilerinin sertliğini ortaya koyarken doğanın güzelliğini, doğa yaşamının basitliğini ve mutluluk vermesini yansıtmaya çalışmış.
“Samiya” ise film kahramanının, Filistinli Plastik Resim Sanatçısı Samiya el-Halebi’nin,
İşgal altındaki Ramallah’ta bir zeytin tarlasından aldığı ve kendisine hediye ettiği taşa bakış açısından söz ediyor.
Film, sanatçının vatanıyla ilişkisini, ne kadar küçük olursa olsun vatanındaki taşlar aracılığıyla yansıtmaya çalışmış. Ayrıca sanat çalışmalarının temel ilham kaynağı Filistin ve tabiatına olan ilgisini , fırçasının her darbesinde ve kullandığı bütün renklerde ortaya koymasına da yer veriyor.
Merhum Şair Mahmut derviş’e adanan film, vatan aşkını, sanatın bu aşkla bütünlüğünü vurguluyor.