Mart 04, 2010
Kahire-SANA Arap Kurulu Genel Sekreteri Amru Musa’nın Kurul Meclisinin açılış konuşmasında, Arap Barış Girişimi Komitesinin İsrail ve Filistinliler arasında dolaylı müzakerelerin yapılmasını toplu bir şekilde kabul ettiğini ifade eden sözlerine itiraz olarak Dışişleri Bakanı ve Suriye heyeti başkanı Velid el-Muallim müdahalede bulunarak, Musa’nın söylediği sözlerin dakik olmadığını, İsrail ve Filistinliler arasında dolaylı müzakerelerin toplu bir şekilde kabul edilmediğini, toplantıda bulunan Suriye heyetinin İsrail ve Filistinliler arasında dolaylı görüşmeler için yeni bir fırsattan bahseden 4. Maddeyi kabul etmediğini açıkladı.
El-Muallim Suriye'nin bu yönelimde taraf olmadığını, bu gibi bir temsilciliği verme yetkisinin Arap Barış Girişimi Komitesinin görevleri arasında olmadığını varsayarak, böyle bir kararın Filistin kararı olduğunu ve sorumluluğunu Filistin Yönetiminin üstleneceğine dikkat çekti.
Suriye'nin Arap Kurulundaki Daimi Temsilcisi Yusuf Ahmet Arap Dışişleri Bakanları ve Arap Barış Girişimi Komitesinin dün ve bugünkü toplantılarında meydana gelenleri açıklamıştı. Ahmet’in Suriye heyetine başkanlığı esnasında toplantının başından itibaren Filistinlilerin herhangi bir garanti olmadan İsrail ile dolaylı müzakerelere gitmeleri için alınan Filistinli bir karara Arap onayını verme planı bulunduğu ortaya çıktı.
Daimi Temsilci Ahmet toplantıda böyle bir onayı vermenin Arap Barış Girişimi Komitesinin uzmanlık alanına düşmediğini, komite görevinin işgal altındaki tüm Arap toprakları üzerinde adil ve kapsamlı barışın sağlanması olan hedefine ulaştırma amacıyla bu girişimi tanıtmak olduğunu söyledi.
Ahmet böyle bir onayı vermenin; Kudüs kentini Yahudileştirme icraatları, Aksa Mescidine saldırıları, el-İbrahimi Mescidini varlığına katması, Gazze Kesimine Yönelik zalim ablukası ve sürekli Yahudi yerleşim birimleri kurması gibi İsrail'in uygulamalarına nisbi bir yasallık verdiğini açıkladı.
Suriye'nin Arap Kurulundaki Daimi Temsilcisi Ahmet, Arap Barış Girişimi Komitesinin böyle bir yöne gitmesi halinde Suriye'nin olup bitenlerde taraf olmadığını, kararın tamamen Filistinlileri ilgilendirdiğini ve bu müzakerelere gidecek Filistin yönetiminin bunun tarihi sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Daimi Temsilci Ahmet, Komitenin toplantısında bu kararın söylendiği gibi toplu bir şekilde kabul edilmediğini vurguladı. Bakanlar düzeyindeki Arap Birliği 133. Dönem Konsey Toplantıları, Dışişleri Bakanı Velid el-Muallim, Arap Birliği Genel Sekreteri, Arap dışişleri Bakanları ve Türkiye dışişleri Bakanının katılımıyla dün sabah Kahire’de başladı.
Arap Birliği Konseyi 132. Dönem Başkanı Dışişleri Bakanı Velid el-Muallim açılış oturumunda yaptığı konuşmada, Arap durumunun istenen düzeyde ve Arap ulusunun arzuladığı şekilde olmadığını, geçen yıl harcanan ve bazı yönlerde meyvesini veren iyi niyetli çabalara rağmen umut edilen şekle girmediğini söyleyerek “sorunlar, meydan okumalar ve tehlikeler artıyor” dedi.
Suriye’nin geçen yıl Amerikan yönetiminin barış sürecine ciddi yönelimini olumlu bir durum ve dayanak alınabilecek bir fırsat olarak gördüğünü belirten el-Muallim “barış gereksinimleri biliniyor, Arap ve uluslararasınca da kabul edilmiştir. Bunun ötesinde İsrail’in itirazları nedeniyle harcanan bütün çabaların hala sonuç vermediği Arap ve uluslararası kararlarda Arap oy çoğunluğu ile teyit edilmiştir. Açıklanan ve uygulanan İsrail politikaları tartışmasız İsrail çizgisinin işgali sürdürme ve Filistin davasını tasfiye etmeye dayandığını gösteriyor” diye konuştu.
Bakan el-Muallim, Kudüs ve Aksa Mescidini Yahudileştirme sürecinin hızla sürmesinin yanı sıra son olarak Hz. İbrahim Camisi ve Bilal Mescidini sözde İsrail miras listesine ekleme kararının açıklandığını, Gazze’nin hala ölümcül abluka altında yaşadığını, işgalin Filistin topraklarına yerleşimi devam ettirerek el koyduğunu ifade etti.
Dışişleri Bakanı, “İsrail’in bu uygulamaları ve çizgisini karşı koymak, net, kararlı, ödün vermeyen ortak bir Arap tutumu almamızı gerektiriyor “ diyerek Arapların Uluslararası Toplumu ve barışı sağlama konusunda aktif olan ülkeleri İsrail’i uygulamalarını durdurması için baskı yapmaya yönlendirecek pek çok koza sahip olduklarını belirtti.
Filistinlilerin Bölünmesine değinen el-Muallim, bu bölünmenin Filistin davasını tehlikeye attığını bu nedenle bölünmeye son verilmesi gerektiğine dikkat çekerek “biz Suriye’de Filistinli kardeşlerimizin Filistin Ulusal Birliğinin özellikle şu anki koşullarda öncelikleri arasında olması gerektiği görüşünü savunuyoruz. Suriye Filistinli tarafları uzlaşmaya teşvik etmek için elinden gelen çabayı harcamıştır. Uzlaşmanın sağlanması Filistin davasıyla birlikte bütün Arap davalarına hizmet edecektir” sözlerine yer verdi.
Dışişleri Bakanı Yemen’deki gelişmeler konusunda ise geçen yıl Yemen’de meydana gelen olaylar ve etkilerinin Suudi Arabistan sınır bölgesine kadar uzanmasının Suriye’yi endişelendirdiğine dikkat çekerek Suriye’nin Suudi Arabistan’ın ortak sınırlarının güvenliğini koruma hakkına vurgu yaptığını ifade etti.
El-Muallim, şu ana kadar sağlanan ilerlemeden duydukları memnuniyeti dile getirerek Yemen’in birlik, istikrar ve halkının refahını koruyacak şekilde güvenliğin sağlanmasını umut ettiklerini söyledi.
Dışişleri Bakanı, Suriye’nin defalarca Sudan ve Liderlerini birlik, güvenlik ve egemenliğini hedef alan çabalara karşı desteklediği açıklamasında bulunduğunu, son olarak Sudan Hükümeti ile Adalet ve Eşitlik Hareketi arasında imzalanan ateşkes anlaşmasını memnuniyetle karşıladığını belirtti.
Irak’taki durumlara değinen Bakan el-Muallim “Suriye Irak’ın birlik istikrar ve bağımsızlığına özen gösterdiği gibi siyasi süreci de destekliyor. Suriye bunun gerçekleşmesini sağlayacak her yardımı sunmaya hazır. Çünkü Irak’ın güvenliği Suriye ve Arap ulusu güvenliğinin bir parçasını oluşturuyor” diye belirtti.
Suriye’nin Somali’deki çatışmalarla ilgilendiğine işaret eden Dışişleri Bakanı “Suriye Somali’deki kardeşlerine Somali’nin birliği, istikrarı be güvenliği için ulusal uzlaşma sağlama ve aralarında diyalog kurma çağrısı yapmaktadır” dedi.
Dışişleri Bakanı el-Muallim, Suriye ve bütün Arapların Ortadoğu Bölgesinin kitle imha silahlarından arındırılması gerekliliği konusundaki tutumlarına işaret ederek İsrail’in nükleer silaha sahip olarak bu silahlardan arınmış bir bölgenin kurulmasını engellediğine ve silahların yayılmasını önleme analaşmasına katılmayı reddettiğine dikkat çekti.
El-Muallim ayrıca bütün ülkelerin atom enerjisini barışçıl amaçlarla kullanma hakkına vurgu yaptı.
Dışişleri Bakanı El-Muallim konuşmasını şu sözlerle noktaladı: “Tarih bize milletlerin yaşamında nesillerinin geleceğini etkileyecek belirleyici aşamalar bulunduğunu öğretti. Araplar olarak böylesi bir aşamayı yaşamak istedik. Kararlaştıracaklarımız ardından yapacaklarımız yada yapmayacaklarımız, yaşadığımız zamanla alakalı değildir. Uzak ve yakın geleceğimizin çizilmesini sağlayacaktır. Yaşadığımız olay, sorun ve meydan okumalar belirleyici bir dönüm noktasında olduğumuzu gösteriyor. Nesillerin geleceği dayanışma, ortak çalışma anlaşmazlıkları ve bölünmeleri sona erdirme, ortak hedef ve çıkarlara odaklanma konularında bugün belirleyeceğimiz ve kararlaştıracaklarımıza bağlıdır.”
El-Muallim Arap Mevkidaşlarının Yanı Sıra Davutoğlu ve AB Ortadoğu Barış Süreci Temsilcisi İle temaslarda Bulundu
Arap Dışişleri Bakanları Arap Kurulu Konseyinin 133. Dönem toplantılarını Dışişleri Bakanı Velid el-Muallim’in katılımıyla bakanlar düzeyinde sürdürdü. Toplantıda ortak Arap dayanışması ve bu dayanışmayı her alanda aktifleştirme, Filistin davasıyla ilgili bentler, Arap İsrail çatışması, İsrail'in Kudüs kentini Yahudileştirme icraatları ve Yahudi yerleşim birimleri kurma planları, İsrail'in Golan dahil olmak üzere işgal altındaki Arap topraklarında bulunan suları çalması, ABD’nin Suriye'ye yönelik tek taraflı yaptırımların reddedilmesi, Iraklı mültecilerin durumu, Arap milli güvenliği ve dünya barışını tehdit eden İsrail'in silahlanma konuları gibi çalışma cetvelinde yer alan bir dizi konu tartışıldı.
Toplantı kapsamında Dışişleri Bakanı Velid el-Muallim Lübnan Dışişleri Bakanı Ali el-Şami, Libya Dışişleri Bakanı Musa Kusa, Moritanya Dışişleri Bakanı Naha Bint Hamdi Veled Miknas ile bir araya gelerek ikili ilişkilerin yanı sıra Arap Kurulu bakanla düzeyindeki toplantının çalışma cetvelinde yer alan konular çerçevesinde görüş alışverişinde bulundu.
Dışişleri Bakanı el-Muallim aynı zamanda Türkiye Dışişleri bakanı Ahmet Davutoğlu ile bir araya gelerek iki ülke arasında gelişen ilişkilerin yanı sıra bölgenin gündem konularını inceledi. El-Muallim ve Davutoğlu toplantılarında bölgede barış ve istikrarın sağlanması amacıyla Suriye ve Türkiye arasındaki koordinasyonu incelediler.
El-Muallim AB Ortadoğu Barış Temsilcisi Marc Otte ile görüşmesinde özellikle İsrail'in inatçı tutumu ve açıklamaları gölgesinde duraksayan barış süreci olmak üzere bölgenin gündem konularını gözden geçirdi. Dışişleri Bakanı görüşmede Suriye'nin uluslararası meşru kararlar doğrultusunda Ortadoğu bölgesinde adil ve kapsamlı barışın sağlanmasından yana tutumunu belirtti. Aynı zamanda Suriye ve İsrail arasında dolaylı görüşmelerde Türkiye'nin aracılığına destek olarak AB rolünün önemini vurguladı.
Musa: Suriye, Filistin-İsrail Dolaylı Görüşmeleriyle İlgili Tutumunda Haklıdır
Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, Suriye’nin, Filistin-İsrail dolaylı görüşmelerinin gerçekleşmesini onaylamamasının haklı bir tutum olduğunu ifade etti.
Arap Birliği toplantılarının kapanışında basın açıklaması yapan Musa, kişisel olarak kendisinin umutlu olmadığını, diğer Arap dışişleri bakanlarının da görüşmelere kötümser yaklaştığını ve görüşmelerin başarısız olacağına inandıklarını kaydetti.