Şehit Yakınları: Her Birimiz Birer Şehitlik Projesiyiz   İnternet Kanunu ve Bilişim Suçlarına İlişkin Kararname Onaylandı   Devrim Olarak Adlandırmak Mümkün Değil   Teröristler Ksayr'da Resmen Terör ve Dehşet Estiriyor   Pekin Çabalarını Sürdürmeye Haziran   Suriye Bizim İçin Kırmızı Çizgidir   Pakistan Yabancı Askeri Müdahaleye Karşı   Kitleler Rusya ve Çin’e Teşekkürlerini Sundular   Raşit’ten UNESCO UNICEF ve ISESCO’ya Mektup   Suriye'nin Iraklılardan Tutumunu Unutmayacağız   Arap Aleminin Dev Sanatçısından Cezire’ye Tepki
Son Güncelleme : Subat, Persembe 09, 2012- 10:40 PM -Sam

The Most Readed News
Yerel Haberler>>Cumhurbaşkanı el-Esad Ashtone’a: Avrupa Ülkeleri AB’nin Bölgede Oynamak İstediği Rolün İçeriğini Belirlemeli 

Cumhurbaşkanı el-Esad Ashtone’a: Avrupa Ülkeleri AB’nin Bölgede Oynamak İstediği Rolün İçeriğini Belirlemeli 

Mart 17, 2010

Şam-SANA Cumhurbaşkanı Beşşar el-Esad dün sabah Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashtone ile yaptığı görüşmede, AB’nin bölgedeki rolünü ele alırken, bu rolü aktifleştirme imkanları konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.

Bu arada Cumhurbaşkanı el-Esad, AB ülkelerinin bölgede oynamak istedikleri rolün içeriğini belirlemesi, bu konuda bölge ülkeleri ve dünyadaki aktif güçlerle diyalog kurması gerekliliği üzerinde durdu.

Bunun yanı sıra görüşmede Suriye-Avrupa Birliği arasındaki işbirliği ilişkileri ele alınırken iki taraf bu ilişkileri her alanda geliştirmeye özen gösterdiğini belirtti.

20100316-110953.jpgYüksek Temsilci Ashtone, Avrupa Birliğinin Suriye-Avrupa Birliği ortaklık sürecini ilerletme isteğini dile getirirken, iki taraftan uzmanların toplanıp ortaklık anlaşmasının imzalanması önündeki engelleri tartışması gerekliliği üzerinde anlaşmaya varıldı.

Cumhurbaşkanı el-Esad ve Ashtone görüşmelerinde, Ortadoğu Bölgesindeki gelişmeleri ve barış sürecini de inceledi.

“Avrupa Birliği kapsamlı bölgesel barışa ulaşana dek barış sürecinde ilerleme sağlanması amacıyla bölgedeki bütün taraflarla çalışmaya ve çabalarını arttırmaya kararlı” diyen Ashtone, kapsamlı bölgesel barışın Ortadoğu Bölgesi ve bütün dünyanın güvenlik ve istikrarına hizmet edeceğine dikkat çekti.

Görüşmeye Dışişleri Bakanı Velid el-Muallim, Cumhurbaşkanlığı Siyasi ve Basın Müsteşarı Buseyna Şaban, Dışişleri Bakanı Yardımcısı Abdülfettah Ammura, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Depertman Müdürü Rıdvan Lütfü, Avrupa Birliği Şam Büyükelçisi Vassilis Punto Soglo katıldılar.

El-Muallim: Cumhurbaşkanı el-Esad-Ashtone Görüşmesi Verimli ve Barış Sürecini Canlandıran Yöntemleri Kapsayan Nitelikte İdi

20100316-210231.jpgDüzenlenen ortak basın toplantısında el-Esad’ın Ashton ile görüşmesini değerlendiren el-Muallim, görüşmelerin verimli ve yapıcı olduğunu, görüşmede özellikle ortaklık sözleşmesi başta olmak üzere Suriye-AB ilişkilerinin ele alındığını ifade etti.

El-Esad-Ashton görüşmesinde çeşitli yönleriyle barış sürecinin de ele alındığını ifade eden el-Muallim, şimdiki İsrail hükümetinin yürüttüğü yerleşim-yayılma politikasının barış görüşmelerini başlatmanın önünde temel bir engel olduğuna dair görüş birliğine varıldığını söyledi.

Ashton’un Suriye’den işgal altındaki topraklara giderek Gazze’yi ziyaret edeceğini belirten el-Muallim, Gazze üzerinde 1000 gündür süren kuşatmadan sonra Filistin halkının içinde bulunduğu olumsuz koşullara kendi gözleriyle şahit olması açısından ziyaretin büyük önem taşıdığını ifade etti.

El-Muallim, bölgedeki durumu inceledikten sonra Ashton’un Şam’a geri gelmesini umduğunu sözlerine ekledi.

Ashton: Avrupa Birliği, Suriye’nin Bölge ve Barış Çalışmaları Açısından  Öneminin Farkında

20100316-210308.jpgEl-Esad ile görüşmeden büyük onur duyduğunu ifade eden Ashton, özellikle AB’nin Ortadoğu’daki barış çalışmalarını başlatmadaki rolü ve ileriki süreçte bölgeyi tekrar ziyaret etmesi açısından olumlu ve verimli bir görüşme olduğunu söyledi.

Ashton: “Bu, Suriye’ye gerçekleştirdiğim ilk ziyaret idi. Ancak eminim sonuncusu da olmayacaktır. Suriye’de bulunuyorum, çünkü AB, Suriye’nin bölgedeki, barış çabalarındaki, AB için Akdeniz’deki ve Ortadoğu’da barışın hakim olmasındaki rolünün öneminin farkındadır” dedi.

AB için bölgede barışın hakim olmasının yüksek öncelikli öneme sahip olduğunu söyleyen Ashton, Arap-İsrail çatışmalarının sona ermesinin diğer çatışmaları sonlandırmak açısından yüksek öneme sahip olduğunu belirtti. Ashton, Avrupa Birliği’nin bölgede güvenlik, istikrar, ikili işbirliği ilişkilerinin geliştirilmesi ve daha ılımlı ortamın oluşmasını dilediğine işaret etti.

Ashton, halihazırda süren görüşmelerin Suriye-AB ortaklık müzakerelerinin yeniden canlanmasında verimli olmasının yanı sıra müzakerelerin tamamlanarak iki tarafın bu konudaki ortak sorumluluklarından hareketle verimli sonuçlar doğmasını dilediğini vurguladı.

El-Muallim, Velid Canbulat’ın Şam’a ziyaret gerçekleştirme niyetiyle ilgili Hizbullah’ın beyanıyla ilgili soruya: Beyan dakiktir, yanıtını verdi.

Suriye-İsrail dolaylı görüşmelerinin başlatılması ile ilgili Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları ve konu ile ilgili gelişmelerin olup olmadığına yönelik soruyu yanıtlayan el-Muallim, “Bizler Türkiye Başbakanına güveniyoruz ancak Türkiye’den konu ile ilgili resmi bir yanıt gelmemiştir” şeklinde konuştu.

El-Muallim: Suriye, AB İle Eşitliğe Dayalı Ve Suriye’nin İçişlerine Karışılmayacak Gerçek Bir Ortaklık İstiyor

El-Muallim, Suriye-AB ortaklık sözleşmesinin imzalanma tarihi konusunda ise şöyle dedi: “Ashton’un Şam’a ziyaretinin meyvelerinden biri, bugün Dışişleri Bakanlığı’nda bu dosyadan sorumlu Avrupalı müzakerecinin Suriye tarafıyla gerçekleştirdiği resmi olmayan ziyarettir. Sonraki süreçte Avrupalı müzakereci beraberindeki heyetle birlikte resmi ziyarette bulunarak Suriye’nin çekindiği bazı noktalar konusunda görüşmeler yapacaktır. Suriye, AB ile eşitliğe dayalı ve Suriye’nin içişlerine karışılmayacak gerçek bir ortaklık istemektedir. Cumhurbaşkanı el-Esad açıkça, ortaklık sadece ekonomik boyutlarla sınırlı değildir, siyasi boyutlara da sahip olup, gerçek anlamda bir ortaklı olmak zorundadır, demişti.”

El-Muallim, ortaklık sözleşmesinin imzalanma tarihinin iki tarafa ve ileriki müzakerelerde ortaya çıkacak esnekliğe bağlı olduğunu ifade etti.

İleriki Arap zirvesinde, İsrail politikalarına karşı ortak Arap tutumunun sergilenmesine yönelik soruya cevaben, el-Muallim, Arap dayanışmasını iyileştirmeden hareketle ortak Arap vizyonu oluşturmanın, Suriye’nin zaten gayret gösterdiği bir konu olduğunu ifade ederek zirvenin bunun için önemli bir münasebet olduğunu söyledi.

El-Muallim, “İsraillilerin yerleşim birimleri kurma ve barış çalışmalarına gölge düşürmeyi sürdürmeleri halinde kaybedeceklerini hissetmelerini sağlayacak açık ve birleşik İslami, Avrupa ve Amerika tutumunun varlığı bizler için oldukça önemlidir” dedi.

Dün gerçekleşen Suriye-Mısır Ekonomik Forumu ve iki ülke ilişkilerinin eski haline gelmesine yönelik soruyu yanıtlayan el-Muallim, Mısır Sanayi ve Ticaret Bakanı’nın ziyaretine sevindiklerini ifade ederek, bu ziyaret akabinde gerçekleşen Suriye-Mısır işadamları forumunun, iki ülke yönetiminin iki halk için önem arz eden ekonomik ilişkilerin sürmesindeki kararına işaret ettiğini söyledi.

El-Muallim, Arap barışı konusunda da, “Suriye, ileriki Arap zirvesine Arap dayanışmasını sağlama ve ihtilafları çözme mekanizmalarına yönelik bir çalışma sunmuştur. Arap dayanışmasının sağlanmasının, Arap uzlaşmasının gerçekleşmesini gerektirdiğini düşünüyoruz. Ancak bu, Arap ülkelerinde yönetimin siyasi iradelerine bağlıdır. Suriye olarak bizler, bu önemli aşamada Arap dayanışmasının büyük ehemmiyete sahip olduğuna inanıyoruz ve bu yönelim çerçevesinde çalışmalar yapacağız” dedi.

Ashton: AB Çabaları, Barış Görüşmelerini Başlatmaya Yönelik Nüfuzunu Nasıl Kullanacağına Odaklıdır

Yerleşim birimlerinin barış görüşmelerini başlatmanın önünde engel teşkil ettiğine dair soruyu yanıtlayan Ashton, “Daha önemlisi, iki tarafı görüşme yapmaya yöneltmek ve çabalarım, iki tarafın aralarında dolaylı görüşme yapmaya odaklıdır” diyerek AB’nin çabalarının; iki taraf arasında barış görüşmelerini başlatmada, siyasi ve ekonomik nüfuzunu kullanmaya odaklı olduğunu ifade etti.

Ashton, İsrail’in bir buçuk milyon Filistinlinin etkilendiği ve 1000 gündür sürdürdüğü Gazze kuşatmasına karşı AB’nin oynayabileceği rolün yanı sıra bu gezisinde Gazze’ye bulunacağı ziyaret ile ilgili soruya, “Bizler Gazze’ye yardım gönderiyoruz. Ziyaretten hedefim, sağladığımız yardımların etkinliğini incelemektir. Sadece Gazze’de göreceklerim önemli değildir, aynı zamanda önemli olan daha önce de olduğu gibi gördüklerimi AB’ye taşımaktır” şeklinde yanıt vererek, ziyaretin amacının kullanılabilecek yolları incelemek ve daha etkin bir rol üstlenebilmesine olanak sağlayacak yol ve yöntemler keşfedebilmek olduğunu belirtti.

Barış görüşmelerini başlatmada Türkiye-AB koordinasyonunun varlığına yönelik soruya cevaben, “Türkiye ile birlikte barış görüşmelerini başlatabilmenin yollarını araştırıyoruz. Dolaylı görüşmelerde Türkiye’nin önemli rolünün farkındayız... Türk Dışişleri Bakanı ile yaptığımız görüşmede bu konuyu ele almıştık. Döndükten sonra da bu meseleyi kendisiyle tekrar görüşeceğim.. Türkiye’nin üstlendiği önemli rolün yanı sıra Türkiye-AB ilişkilerinin öneminin elbette farkındayım” dedi.

Ashton, İsrail’in yerleşim birimleri kurmaya devam etmesi ve AB’nin bunu durdurmak için İsrail’e baskı yapıp yapmayacağı konusunda da, “Sonuç olarak müzakereler yoluyla bir çözüme ulaşmamız gerekmektedir. Çünkü müzakereler, bir çözüme ulaşmamız için tek yoldur... AB olarak bu konuda tutumumuz açıktır. Daha önce Avrupa Parlamentosu’nda konu ile ilgili konuşulmuş ve yerleşim birimleri konusunda resmi beyanda bulunulmuştur. Ancak aynı anda bizler, çözüme ulaşmada yerleşim birimleri kurmanın durdurulmasının çözüme ulaşmada en önemli konu olduğundan emin olmalıyız” şeklinde konuştu.

Ashton, bölgede kapsamlı barışın gerçekleşmesinde Avrupa’nın yeni bir tutuma sahip olup olmadığına yönelik soruya da, “AB’nin, Ortadoğu’da güvenlik ve istikrarın hakim olmasındaki sorumluluğu, güvenlik ve barışın Avrupa’da gerçekleşme sorumluluğu gibidir” dedi.

Bu makaleyi birine gönder Printer-friendly page
 
International Copyright© 2006-2011, SANA