Erdoğan Rejimi.. Suriye’ye Saldırı İçin Amaçlanan Niyetler ve Dezenformasyonlu Gerekçeler Belgeli Kayıtlarla Ortaya Çıkıyor

ŞAM – Gün geçtikçe, Türk rejiminin Suriye’ye yönelik niyetlerinin ve buna karşı planlarının gerçeği ortaya çıkıyor. Buna örnek son yıllarda Stockholm Özgürlükler Merkezi’ne bağlı Nordic Monitor web sitesi,Türk yargısının Türk reimi yetkililerinin  fabrikasyon bahaneyle Suriye’ye askeri müdahale olasılığı konusunda sızdırılan ses kaydının doğruluğunu ortaya çıkarması oldu.

Türk rejiminin yıllardır ısrarla yalanlamak istediği ses kaydı, o zamanki rejimin dışişleri bakanı Ahmed Daoudoğlu, Bakanlığı vekili Feridun Sinirli, MİT Başkanı Hakan Fidan ve Genelkurmay Başkan Yardımcısı Yaşar Güler’in 13 Mart 2013’te Dışişleri Merkezinde yaptıkları konuşmada, Suriye’ye karşı düşmancıl askeri operasyonlar düzenleme hakkında görüş alışverisinde bulunduklarını söyledi.

Nordik Monitör, skandal olarak nitelediği kayıtların içeriğinin doğruluğunun yargı tarafından onaylanmasının, Cumhuriyet savcısının, o zamanki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hükümetinde üst düzey yetkilileri içeren bir toplantıya karşı casusluk suçlamaları soruşturmasında tesadüfen ortaya çıktığını söyledi.

Siteye göre, Türk rejim otoritelerinin, 16 Ocak 2019’da Ankara’da bulunan Dördüncü Ceza Mahkemesi kararında sızan açıklamaların geçerliliğini resmen tanıdığını ifade etti.

Türk mahkemesi, gizli olarak nitelendirdiği toplantıda geçenlerin kayıt altına alındığını ve siyasi ve askeri casusluk nedenlerinden bahseden Türk rejimi yetkilileri arasında geçtiğini itiraf ettiğini, kayıtlardaki konuşmaların gizlenmesi gereken ve develet sırrı olduğu düşünülerek, elektronik ortamda yayınlandığını ifade etti.

Bu sır fazla uzun süre kalmadı öyle ki bu sır başkalarıyla bilrikte Erdoğan otoritelerinin Suriyelilerin kanlarını akıtan terörist örgütlerin geçen yıllar boyunca desteklediğini, Erdoğan’ın Türkiye’yi dünyanın dört bir yanından Suriye’ye teröristler için bir koridor haline getirdiğini, Suriye ve Irak’la sınır bölgesini teröristler için eğitim kampları haline getirdiğini söyledi.

Türk rejimi Dışişleri Bakanlığı, yayınladığı beyanda toplantının ses kaydını aklamak için gerekçesinde, yetkililerin, Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu 1. Osman’ın dedesi olan Süleyman Şah türbesini koruma meselesini tartıştıklarını, ancak mahkeme belgelerde tahrifatın varlığına dair işarette bulunmadığını belirtti. Toplananların mezarın korunması konusunu ele aldıklarını lakin “Suriye’ye askeri müdahaleye fırsat vermediği” gerekçesiyle Davutoğlu toplantıda Başbakan Erdoğan’ın bu aşamada bir fırsat olarak görülmesi gerektiğini vurguladığını söyledi. Davutoğlu. “Suriye’ye müdahale bahanesinin uluslararası toplum tarafından kabul edilebilir olmalı. Güçlü bir gerekçe olmadan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’e haber vermenin mümkün olmadığını ve olağanüstü önlemler almaları gerektiğini” söyledi.

Fidan cevabında; “Gerekirse Suriye’ye dört adam gönderir, ve onlardan Türkiye tarafına sınırdan 8 havan mermisi atmalarını söyler dolayısıyla savaş için gerekçe yaratmış oluruz, ayrıca bu adamların Süleyman Şah türbesine de saldırmalarını sağlarız” diye ifade etti.

Check Also

DSG Grupları Haseke Kırsalında Bölge Halkına Karşı Zorbalıklarına Devam Ediyor

HASEKE – Amerikan işgalinden destekli DSG grupları yayıldıkları bölgelerdeki ahalilere karşı zorballıklarına devam ederek Haseke …